Adnan Menderes Neden Asıldı? İşte İdamın Gerçek Sebebi
Türkiye Siyasetinin Kara Günü: Adnan Menderes’in İdamı ve Yassıada Kararları Türkiye Cumhuriyeti'nin çok partili siyasi hayatına damga vuran ve 1950-1960 yılları arasında Başbakanlık görevini yürüten Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından kurulan Yassıada Mahkemeleri sonucunda 17 Eylül 1961 tarihinde İmralı Adası'nda idam edildi. Peki, Menderes hangi suçlamalarla yargılandı ve idamına gerekçe gösterilen temel nedenler nelerdi? Yassıada Yargılamaları ve Temel Suçlamalar Yüksek Adalet Divanı tarafından yürütülen yargılamalarda Menderes ve arkadaşları birçok farklı dava dosyasıyla itham edildiler. İdam kararının verilmesindeki en kritik başlıklar şunlardı: Anayasayı İhlal: Mahkeme, Menderes ve Demokrat Parti (DP) iktidarının meclis çoğunluğunu kullanarak anayasayı çiğnediği ve diktatörlük kurmaya teşebbüs ettiği kararına vardı (Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesi). Örtülü Ödenek Davası: Başbakanlık örtülü ödeneğinin kişisel amaçlarla ve usulsüz kullanıldığı iddiasıyla açılan davada Menderes suçlu bulundu. 6-7 Eylül Olayları: 1955 yılında İstanbul'da azınlıklara yönelik gerçekleşen olayların hükümet tarafından tertiplendiği veya önlenmediği suçlaması yöneltildi. Vatan Cephesi ve Radyo Kullanımı: Devlet radyosunun sadece iktidar lehine kullanılması ve muhalefeti baskı altına almak için "Vatan Cephesi" gibi oluşumların kurulması hukuk dışı bulundu. Muhalefet Liderine Kısıtlamalar: CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün seyahat hürriyetinin engellenmesi (Kayseri Olayı vb.) yargılama konuları arasındaydı. İdam ve Sonrası 15 Eylül 1961'de açıklanan kararlarda, Adnan Menderes ile birlikte Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkında da idam kararı verildi. Zorlu ve Polatkan 16 Eylül'de, Menderes ise bir gün sonra, 17 Eylül 1961'de saat 13:21'de idam edildi. Aradan geçen yılların ardından, 1990 yılında TBMM tarafından çıkarılan bir yasayla Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın itibarları iade edildi. Cenazeleri İmralı'dan alınarak İstanbul’da Topkapı'da yaptırılan Anıt Mezar’a nakledildi. Günümüzde bu olay, Türkiye demokrasi tarihinin en tartışmalı ve hüzünlü dönemlerinden biri olarak anılmaktadır.
Türkiye Siyasetinin Kara Günü: Adnan Menderes’in İdamı ve Yassıada Kararları
Türkiye Cumhuriyeti'nin çok partili siyasi hayatına damga vuran ve 1950-1960 yılları arasında Başbakanlık görevini yürüten Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından kurulan Yassıada Mahkemeleri sonucunda 17 Eylül 1961 tarihinde İmralı Adası'nda idam edildi. Peki, Menderes hangi suçlamalarla yargılandı ve idamına gerekçe gösterilen temel nedenler nelerdi?
Yassıada Yargılamaları ve Temel Suçlamalar
Yüksek Adalet Divanı tarafından yürütülen yargılamalarda Menderes ve arkadaşları birçok farklı dava dosyasıyla itham edildiler. İdam kararının verilmesindeki en kritik başlıklar şunlardı:
-
Anayasayı İhlal: Mahkeme, Menderes ve Demokrat Parti (DP) iktidarının meclis çoğunluğunu kullanarak anayasayı çiğnediği ve diktatörlük kurmaya teşebbüs ettiği kararına vardı (Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesi).
-
Örtülü Ödenek Davası: Başbakanlık örtülü ödeneğinin kişisel amaçlarla ve usulsüz kullanıldığı iddiasıyla açılan davada Menderes suçlu bulundu.
-
6-7 Eylül Olayları: 1955 yılında İstanbul'da azınlıklara yönelik gerçekleşen olayların hükümet tarafından tertiplendiği veya önlenmediği suçlaması yöneltildi.
-
Vatan Cephesi ve Radyo Kullanımı: Devlet radyosunun sadece iktidar lehine kullanılması ve muhalefeti baskı altına almak için "Vatan Cephesi" gibi oluşumların kurulması hukuk dışı bulundu.
-
Muhalefet Liderine Kısıtlamalar: CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün seyahat hürriyetinin engellenmesi (Kayseri Olayı vb.) yargılama konuları arasındaydı.
İdam ve Sonrası
15 Eylül 1961'de açıklanan kararlarda, Adnan Menderes ile birlikte Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkında da idam kararı verildi. Zorlu ve Polatkan 16 Eylül'de, Menderes ise bir gün sonra, 17 Eylül 1961'de saat 13:21'de idam edildi.
Aradan geçen yılların ardından, 1990 yılında TBMM tarafından çıkarılan bir yasayla Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın itibarları iade edildi. Cenazeleri İmralı'dan alınarak İstanbul’da Topkapı'da yaptırılan Anıt Mezar’a nakledildi. Günümüzde bu olay, Türkiye demokrasi tarihinin en tartışmalı ve hüzünlü dönemlerinden biri olarak anılmaktadır.