Bakan Yusuf Tekin, laiklik bildirisine dava açtı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisine karşı dava açtığını duyurdu.
Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasa'yı yorumlama tekeli olmadığını ifade eden Tekin, 'Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir kitlenin, bir toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak onları azınlık statüsüne sokuyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de yargıya başvurmasının doğru olduğunu düşünüyorum' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tekin, ramazan ayı etkinlikleri üzerinden yöneltilen eleştiri ve desteklere ilişkin şunları söyledi:
'Değerlendirecek bir şey yok. Ben, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın Anayasa ve kanunlara dayanan görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir kamu görevlisiyim. Hem Anayasamızın amir hükmü hem de Milli Eğitim Temel Kanunu'nun, Milli Eğitim Bakanlığı'na yüklediği görevler içerisinde en başta geleni; ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum düzeyde faydalandığı, eğitimde fırsat eşitliğinin maksimum düzeyde sağlandığı, milli birlik ve Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan 'toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı' çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerleri içselleştirdiği bir eğitim-öğretim ortamı oluşturmak bizim görevimiz.
'Devlet Bahçeli'ye şükranlarımı sunuyorum'
Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen tüm vatandaşlar, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyor. Dün, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisine şükranlarımı sunuyorum. Tam bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayan, bir devlet adamına yakışır ciddiyette, milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Gerçekten şükranlarımı sunuyorum. Bu çerçevede ben, herkesi milli birlik ile ilgili attığımız adımlara, toplumda çocuklarımız ve gençlerimiz arasında dayanışma, beraberlik ve kardeşliği geliştirecek etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan bize yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum.'
Yusuf Tekin, 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirisine karşı dava açtığını belirterek, şöyle konuştu:
'Davayı açtım arkadaşlar. Tekrar altını çizerek söyleyeyim. Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, anayasayı yorumlama tekeli yok. Anayasa'yı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız; bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın azınlıktır deme hakkı yok. Bu etkinlikleri yerine getiren kişilere gerici, azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, gençlerimizin, velilerimizin, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin haklarını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık.
Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir kitlenin, bir toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak onları azınlık statüsüne sokuyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Kusura bakmasınlar; bu hakareti eden kişilerin, benim tarafımdan haklarını ve hukuklarını korumakla mükellef olduğum kişiler tarafından yargıya taşınması gerekiyor. Hatta bana sorarsanız, bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olduğunu düşünüyorum.'