Epstein Dosyalarının Yankıları: Avrupa’da Siyasi Sarsıntı, ABD’de Sınırlı Tepki
Yeni yayımlanan Epstein belgeleri Avrupa’da soruşturma ve istifaları beraberinde getirirken, Amerika Birleşik Devletleri’nde etkisi sınırlı kaldı.
Yeni yayımlanan Jeffrey Epstein belgeleri, İngiltere ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde siyasi soruşturmalar, istifalar ve kamuoyu baskısına yol açarken, Amerika Birleşik Devletleri’nde etkisinin görece sınırlı kalması dikkat çekti.
İngiltere’de skandalın merkezinde yer alan isimlerden biri, eski bakan ve diplomat Peter Mandelson oldu. Mandelson, 2000’li yılların başında hükümette görev yaptığı dönemde, çocuk istismarı suçlarından hüküm giymiş olan Jeffrey Epstein’e hassas devlet bilgileri aktardığı iddiaları kapsamında saatler süren sorgunun ardından kefaletle serbest bırakıldı. Soruşturma, Mandelson’un siyasi kariyerinde ani ve sert bir düşüşe neden oldu.
Yakın zamana kadar İngiltere’nin Washington Büyükelçisi olarak görev yapan Mandelson, görevden alındı, evine polis baskını düzenlendi ve İngiltere Parlamentosu’nun seçilmemiş üst kanadı olan Lordlar Kamarası’ndan istifa etmek zorunda kaldı. Suçlu bulunması hâlinde, ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Skandal, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın siyasi pozisyonunu da zayıflattı. Starmer’ın, kamuoyu desteğinin düştüğü bir dönemde Mandelson’u büyükelçi olarak ataması, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Morgan McSweeney’nin istifasına yol açtı ve hükümetin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Dosyaların etkisi kraliyet ailesine kadar uzandı. Epstein ile bağlantılı olarak kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alınan Prens Andrew, modern İngiliz tarihinde gözaltına alınan ilk üst düzey kraliyet mensubu oldu. Olayın ardından Kral III. Charles, “hukukun işlemesi gerekir” açıklamasında bulundu.
Kraliyet biyografi yazarı Andrew Lownie, Epstein mağduru Virginia Giuffre’nin iddialarına dikkat çekerek, soruşturmaların monarşiyi de ciddi biçimde sarsabileceği uyarısında bulundu.
Avrupa Genelinde Zincirleme Etki
İngiltere ile sınırlı kalmayan dosyalar, Avrupa genelinde de geniş yankı uyandırdı. Fransa’da eski Kültür Bakanı Jack Lang, Dışişleri Bakanlığı’nın Epstein ile olan temasları inceleme kararı almasının ardından Paris’teki bir kültür kurumunun başkanlığından istifa etti.
Norveç’te eski Başbakan Thorbjorn Jagland, Epstein’ın mülklerinde kaldığı ve masraflarının karşılandığı iddiaları nedeniyle “ağır yolsuzluk” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Aynı ülkede Ürdün Büyükelçisi Mona Juul istifa ederken, Veliaht Prenses Mette-Marit Epstein bağlantıları nedeniyle kamuoyundan özür diledi.
Slovakya’da ise ulusal güvenlik danışmanı Miroslav Lajcak, Epstein ile ilişkilerine dair ortaya çıkan bilgiler sonrası görevinden ayrıldı.
Avrupa’da birçok hükümet, cezai sorumluluk henüz netleşmemiş olsa bile, Epstein belgelerini resmi soruşturma başlatmak için yeterli gerekçe olarak değerlendirdi.
ABD’de Neden Daha Sınırlı Etki Yarattı?
Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuoyu öfkesi uzun süredir birikmiş olsa da, somut hukuki sonuçlar büyük ölçüde Epstein ve uzun yıllar ortağı olan Ghislaine Maxwell ile sınırlı kaldı. Maxwell, cinsel istismar suçlarından 20 yıl hapis cezası çekiyor.
FBI belgelerinde, aralarında iş dünyası ve moda sektöründen tanınmış isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişinin adı geçmesine rağmen, bugüne kadar yeni kapsamlı davalar açılmadı. Hesap verebilirlik eksikliğinin, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimler döneminde devam ettiği vurgulanıyor.
Uzmanlara göre Avrupa’da siyasi sorumluluk kültürü hızlı ve sert tepkiler üretirken, ABD’de Epstein dosyalarının etkisi daha çok itibar kaybı ve kamuoyu tartışması düzeyinde kaldı.