Özel: Rüyanda bile bu sloganı dinleyeceksin: Diplomasız Erdoğan!

Bakırköy mitinginden konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Oiplomasız Erdoğan" sloganlarından çok rahatsız olduğunu belirterek, "Erdoğan o diplomayı varsa bul ortaya çıkar yoksa gece rüyanda bile 'diplomasız Erdoğan' dendiğini duyarsın." dedi.

Şub 25, 2026 - 22:55
Özel: Rüyanda bile bu sloganı dinleyeceksin: Diplomasız Erdoğan!

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından her hafta düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 92'ncisi ve İstanbul'daki ilk bölge mitingi, 3'üncü bölgedeki Bakırköy'de düzenlendi.

Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

'343 gün önce, birileri İstanbul'a dedi ki 'sen bilmezsin ben bilirim, oy ver dedim verdin, aday gösterdim seçtin, bundan sonra da öyle olacak, kimin yöneteceğine ben karar vereceğim, benim istediğim olacak' dedi. O gün kendi geçmişinde, kendi tarihinde 3 aylık bir hapis cezası olan, o cezayı alana kadar rüşvetle, irtikapla, terör örgütüne destekle suçlanan, ama evine bir gün polis gelmeyen, bir gün tutuklu yargılanmayan, cezası Yargıtay'da kesinleşene kadar görevinin başında kalan, cezaevine davulla zurnayla mitingle giden, koğuş arkadaşını bile kendi seçen, içeride şiir kasedi bile çıkaran birisi, kendisiyle aynı görevde olan, kendisine karşı yapılan suçlamaları kopyala yapıştır yapıp yapıştırdığı kişi tarihin en büyük iftirasıyla karşımıza çıktı.

Bir gece bir ailenin iftar sofrasındayken diploması iptal edildi. Ertesi gün sabahın köründe evine polisler geldi. Aldılar götürdüler. 'Teröre yardım ettin' dediler, 'Sen ajanlık yaptın, buradan da dosyan var,' dediler, uçak buldular 'bu senin' dediler. Eşine, eşinin kardeşine kadar türlü türlü iftiralar attılar. 343 boyunca terör dediler yalan çıktı, ajan dediler yalan çıktı, casus dediler yalan çıktı, kasalarda para var dediler mühür çıktı, bavulda para var dediler, jammer çıktı, İBB'nin altında milyon dolarlar var dediler bu da yalan çıktı, yalan atanlar yüzsüz çıktı.

'Bu bir darbe girişimidir. Her darbe mutlaka iktidara olur. Bu darbe iktidarın muhatap olduğu değil fail olduğu darbedir. Darbenin muhatabı ise bir sonraki iktidardır. Teslim olamayız. Sembol Saraçhane'dir orayı teslim edemeyiz. Hepiniz buraya gelin' dedik. Ne oldu? Apar topar İstanbul'da 3 kişi bir araya gelmek, toplanma yasak, eylem yasak dediler. Vatan önünde 4 bin partilimiz vardı önlerine bariyer çektiler. Beyazıt'ta gençlerin önüne barikat çektiler. Otobüsleri yasakladılar, köprüleri kaldırdılar, metroları yasakladılar, vapurları bağladılar ve o gün, o darbenin ilk saatlerinde arkadaşlara 'hiç korkmayın, ne olacaksa bu akşam olacak, inceldiği yerden kopacak, ya O kazanacak ya İstanbul kazanacak' dedim. Türkiye'nnin kurucu iradesi işgal kuvvetlerine nasıl direndiyse İstanbul Üniversitesi geleneğine sahip çıkarak, önündeki bariyerleri yıkarken öyle direndi.

Saraçhane'de 7 gün 7 gece kaldık. 110 bin kişiyle başladık 550 bin kişilik 23 Mart akşamını yaşadık. 26'sında kayyum atamaya cesaret edemediler. 'İlk birkaç mitigin yaparsınız savsar mitingleriniz' dediler, 'kimi bulacaksınız' dediler. Dedik ki bu dediğiniz şartlarda miting yapılmaz. Miting için hesap kitap yapılır. 'Ama biz ne Anadolu'ya ne de geceleri İstanbul'a mitinge gelmeyeceğiz, eyleme geleceğiz' dedik. O gün bugün hiç ara vermeden 39 ilçemizi tek tek dolaştık. İlçe mitinglerine Şişli ile başladık geçen hafta Ataşehir'de noktaladık. 3 hafta var buradan geri sarıyoruz. 3. Bölge'den başlıyor, 19 Mart'a kadar geri sayıyoruz dedik. Çarşamba akşamları meydanları boş bırakmadan, mücadeleyi yarım bırakmadan, meydanlarda adaletin sesini haykırarak devam ediyoruz ve darbenin yıl dönümünde tarihi bir eylemde Saraçhane'de milyonlar olacağız. Sizin azminizle bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Bakan evlatlarının devri gidiyor, vatan evlatlarının devri geliyor.

Emeklinin sorunlarını çözemiyorlar, emeğin hakkını veremiyorlar, çiftçiler kölelik sistemine sürükleniyor buna karşı çıkamıyorlar. 4 gençten 3'ü yabancı ülkeye yerleşmek istiyor, gençler yabancı ülke hayalleri kuruyor. 19 Mart darbesi büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk dalgası yaratacak diye beklenirken, bizi mücadeleden düşürmesi beklenirken, sorumluluğumuzu bilerek büyük bir umuda dönüştü. Gevşemeden, azalmadan mücadeleye devam etme zamanı. Yalanlarla boğuştuk, dimdik ayakta durduk. İddianameyi getirin yargılanmaya değil yargılamaya başlayacağız dedik.

'DAVALAR CANLI YAYIMLANSIN'

9 Mart'ta dava başlıyor. Herkesi sözünün arkasına durmaya davet ediyorum. Devlet Bahçeli ve Erdoğan'ın 'Dava TRT'de yayımlansın' sözlerini söylemişlerdi. İddianame çıktı, canlı yayın lafını eden yok. Haklılar, gerçekler ve iftiralarını çürütenler duyulmasın istiyorlar. Hem Devlet Bey'e hem Tayyip Bey'e sesleniyorum, savcınıza, iddialara, iftiracı yapılanlara güveniyorsanız biz buradayız, davaları canlı yayınlayın, millet iddiayı da duysun cevaplarını da duysun. 'Eyvah hiçbir şey bulamadılar, bunlar duyulmasın' diyorsanız arkadaşlarımızı bırakın tutuksuz yargılansın. Aylardır bir iddianame yazamıyorlar. Kimi arkadaşımızın dosyasında tek kişi var, iddianame yok. Sebebi ne? Bayrampaşa'yı kurayla hileyle AKP'ye kazandırmaya çalıştılar. Gaziosmanpaşa'da türlü iftiralar attılar belediye meclis üyesi çoğunluğu onlarda diye. Arkadaşlarımızı bıraksalar Tayyip Bey'in cakası yere düşecek, ondan bırakmıyorlar. Ne bulduysanız yazın artık, iftiralarınız çöksün, arkadaşlarımız çıksın. Bütün evlerin bahçelerini kazdılar, kuyularını kazdılar, onlarca denetçi geldi gitti, tek bir delik para bile bulamadılar delil olacak.

'DİPLOMASIZ ERDOĞAN SLOGANI'

Mitinglerde 'diplomasız Erdoğan' dendi diye Cuhmrubaşkanı bana dava açtı. Avukatım mahkemeye gitti, yerini aldı, karşısına da Cumhurbaşkanı'nın avukatları oturdu. Erdoğan'ın avukatı diyor ki 'Özgür Özel müvekkilimin diplomasının olmadığını iddia ederek kendisine iftira ve hakarette bulunmuştur.' Benim avukat da şöyle diyor 'Peki, diplomanız var mı?' Diyorlar ki 'var tabii.' Benim avukat diyor ki 'dosyaya sunun o zaman.' Buradaki avukat diyor ki 'Sunmaya gerek yok.' Hakim diyor ki 'Nasıl yok? Diplomasız dedi diye dava açıyorsun, varsa diplomayı dosyaya niye sunmuyorsun?' Hakim bunu deyince Erdoğan'ın avukatı reddi hakim dilekçesi yazmış. Dilekçede 'bu hakim müvekkilimin diplomasıyla özel olarak ilgilendiğinden, diplomanın olmadığını düşündüğünden bunu değil başka hakimi istiyoruz' demiş. Erdoğan o diplomayı varsa bul ortaya çıkar yoksa gece rüyanda bile 'diplomasız Erdoğan' dendiğini duyarsın.

'MİLLETİN KÖPRÜSÜNÜ SANA SATTIRMAYIZ'

Erdoğan'ın köprüleri ve otoyolları satmaya niyetlendiğine dair belgeler var. Buradan soruyorum, bu köprülerden otoyollardan 59 liraya geçilen köprü 350 lira olacak. Bugünkü fiyatıyla bile yılda 600 milyon dolar gelir getiriyor. Sen bunu 3 milyar dolara satmaya kalkıyorsun. Yani 5 yıllık kirasına 25 yıllığına köprüyü veriyorsun. Altın yumurtlayan tavuk satılmaz. Babandan kalsa satmayacağın paraya milletin köprüsünü sattırmayız sana. Sana soruyorum Erdoğan sen bu köprüleri satmaya niyetli misin, değil misin? 10 yıl önce köprülere 7 milyar istiyordu, 5,5 milyar verdiler, 7'den aşağı satmak vatan hainliğidir dedi. Şimdi 3,5 milyara satmaya niyetleniyor. Vatan hainliğine tur bindiriyor.

'FERDİ ZEYREK'İN SEVDİĞİ BİR ANI VARDI...'

Bir tane video var, grup toplantısındayız, Manisalılar da gelmiş, 18 belediyenin 15'ini almışız, ben bunu anlatmaya başlayınca Ferdi Başkan ayağa kalkıp alkışlamaya başlıyor. Her fırsatta 'Genel Başkanım çok güzel anlatıyon bir daha anlatsana' diyordu. Bir de buradan anlatayım.

2009 yılında Manisa'da adayımız kalp krizi geçirdi. Rahmetli Deniz Bey aradı dedi ki 'böyle böyle bir görev var,' ben de Türk Eczacıları Birliği'nde bir görevdeyim. 'Sayın Genel Başkanım olmaz, geç kaldık olmaz, vaktiyle yapacaktık olmaz' dedim. O da dedi ki 'Sen bu seçimi gidip alacaksın.' Dedim 'olmaz.' Dedi 'olur, bugün olmazsa bir gün alacaksın o Manisa'yı.' Partinin bayrağı bırakılmaz, aldık gittik, %14 aldık. 2014'te büyükşehir oldu %19 aldık, 18'de sıfır yaptık. Yüzde 6, 13, 19, 23, 26, 29 derken, Genel Başkan olduk, doğru adayı bulduk, bu esnada Ferdi ayağa kalkıyor, 'aha bu arkadaşlarla 20 yıl çalıştık, %6 aldığımız yerde %60 aldık' diyorum.

O yüzden hiç kimsenin umutsuzluğa kapılmasına gerek yok. Halktan güçlü kimse yok. Millete güvenmekten başka çare yok. Darbeciye geçit yok. Milletle birlikte biz kazanacağız.

YUSUF TEKİN VE RAMAZAN GENELGESİ KONUSU

Bu ülkede kimsenin dinine, inancına, giyimine kuşamına kimsenin karışmaya niyeti yok. İnanç özgürlüğünün, kimsenin kimseye karışmamasının, Türkiye'nin kardeşliğinin teminatıyız. Sabiciklere, 4 yaşında 5 yaşında çocuklara ailesi karışır ailesi. Sen ne orucuna karışırsın ne namazına... Ailesi karışır. Çocuklar arasında ayrım çıkarmaya, çocukları birbirinden ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülke birdir, beraberdir, bu kutuplaştırıcı bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli eğitim Bakanı'na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir.

Bugün çıkmış grup toplantısında ilahi okuyor. O ilahi okuyanların ağzına yakışır, ayrı konu. Ama siyasetin konusu değildir. Sen kürsüye çıkınca Erdoğan, orada ilahi okumayacaksın, yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın, işsizliği konuşacaksın, kuru ekmekle sahur yapanları konuşacaksın, sosyal yardımla iftar yapanları konuşacaksın, işsizliği bitiyor musun onu konuşacaksın.

MUSAVAT DERVİŞOĞLU'NA YANIT

Muhalefeti muhalefeti lüzumsuz görürüm, ama şunu da herkes bilsin 'CHP'ye şantaj yapılıyormuş da, onlar mücadele edecek bir CHP görmek istiyormuş da.' İstiyormuş da değil, açacaksın kardeşim çarşamba günü televizyonu mücadele eden CHP'yi göreceksin. Şantaj yaptılar bize, tehdit ettiler. Hepiniz duydunuz 'Ey Özgür, Ankara'ya dön, partinin başında otur' dedi. O gün 23'üncü 24'üncü eylemdi daha, çıktım otobüsün üstüne, dedim ki 'mektubunuzu aldım, mesajınızı aldım, dediklerinizin farkındayım, elinizden geleni ardınıza koymayın.' Onlardan korkan onlardan beter olsun. O yüzden Musavat Dervişoğlu abime sesleniyorum, öyle 'CHP'ye şantaj mı var o mu var' demeyeceksin, buradan ne dosta ekmek çıkarmak yakışır, ne de dost olmayana çıkar. CHP ile dayanışacak CHP ile meydanlarda buluşur, eylemlerde buluşur. Salon siyasetiyle iktidar olunmaz, sokak sokak büyüyerek, korkmayarak, ürkmeyerek hep beraber iktidara yürüyoruz.

>